Sevgi
Hayvanlardaki aşka bak
Mesleğe göre aşk teklifi
Ayakkabıcı : ah sevdiceğim sensiz hayat bana bi numara küçük geldi, kalbimi vurdu, su toplattı hop hop hoplattı, canım yanıyor ne olur dön..
Bilgisayarcı: açtım kapadım kendimi yine de düzelemedim sensiz.. printerım ol yaz beni yarım yarım..
Kabzımal: mevsimlik sebzeler geldi, hormonsuz domates geldi, kütür kütür hıyar geldi sen gelmez oldunnn..
Modcu: senden kilitli bir topicim olsun istiyorum sevgilimm tam bizim mod’a göre göre…
Terzi : beli sıkıyorsa sevdanın, don lastiği gibi süneyim sana.. paçalarını kısaltma sevdiğim, selvi boylum al yazmalım benim..
Müzisyen : kalbimin sol anahtarı, yarımlık notam, bu porte var ya.. sana feda olsun
Kasap: senin o bakışların yarim, iki kere çekilmiş kıyma gibi lap diye yapıştırır tezgaha beni.. sinirlerim ayıklanır sesini duyunca.. ben seninim artık, ister inegöl köfte yap beni ister cızbız..
Minibüsçü:stepnemi kaybettim sen benden gittin gideli…….
Avukat:itiraz ediyorum sayın aşkım…..böğrüm müvekkil misali yanmakta sana tutulalı…..
Aşk Yalanları
1- Romantizm şart
Eğer “Beni sadece romantik bir ilişki mutlu eder” diye bir bakış açısıyla hayata bakıyorsanız, daha çok bakakalırsınız. Çünkü romantizm, her koşulda, her durumda, hayatın her döneminde insanı mutlu edemez.
2- Yıllar boyu ihtiras
Bir ilişkide yakınlık, sevgi, saygı, güven, uyum gibi kavramlarla aşk, cinsellik, ihtiras gibi kavramlar bir arada yürütülemez. Eğer aynı heyecanı, aynı aşkı, aynı cinselliği 30 yıl sonra da yaşadığınızı söylüyorsanız, yalan söylüyorsunuz. Mutlu olmak için ilişkiyi olduğu gibi kabul etmek daha doğru.
3- Aşkın tek sahibi
Yazara göre tek bir “aşk” veya “sevgi” biçimi yok. İnsan her şeye aşık olabilir. Aşk zamanla şekil değiştirir. Bir çocuk için aşk, el ele tutuşmayı çağrıştırırken, bir genç için cinselliği çağrıştırabilir. Tıpkı aşk gibi, cinselliğin de farklı boyutları var. Bu nedenle ilişkinizi birtakım “kurallara” veya “kalıplara” oturtmaya çalışmayın.
4- Teknik takıntısı
“Her işin bir tekniği var canım. Kitapta okumadın mı?” diyenlerdenseniz, ilşkiniz çoktan bitmiş demektir. Her adımınızı kitaplara göre atmaktan vazgeçin. Herkes için geçerli olan belli kalıplar, kurallar yok. Bunlar yalan!
5- Hayranlık iddiası
Bir insan, partnerinin her şeyine asla hayran olamaz. Onun 1-2 huyundan nefret ediyorsunuzdur. Yoksa, diş macunu tüpünü tam ortasından sıkma veya kredi kartıyla bol bol alışveriş yapma gibi huyları ona daha fazla hayran olmanıza neden olur.
Ateş ve su
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,hayatıma anlam veren mucizem ol…
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş;
Yüreğim sana armağan…
Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına…
Zamanla su, buhar olmaya,ateş, kül olmaya başlamış.Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı…Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su…
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları…
Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu Bir gün gelmiş,
suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın. Ve o an anlamış;aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını….
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş..Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş…
Kendini sevmek ve mutlu olmak
***Birileri daima daha güzel olacak.
***Birisi daima daha akıllı olacak.
***Birisinin evi daha büyük olacak.
***Birisi daha iyi arabaya binecek.
***Birisi daha çok para kazanacak.
***Birisi daha çok seyahat edecek.
***Bırakın öyle gitsin.
Kendinize dikkat edin.
Kendinizi ve çevrenizdeki koşulları sevin.
***Dünyanın en güzel en zarif kadını yüreğinde acı taşıyabilir.
***İşyerinizdeki en başarılı kadının çocuğu olmayabilir.
***Dünyanın en zengin kadını ev, araba, kıyafetler – hepsine sahip olabilir, ama yalnız kalabilir.
***Bu yüzden kendinizi sevin.
Şimdi olduğunuz haliyle kendinizi sevin.
Kendinize: “Stresli olmak için çok fazla şanslıyım (Tanrı tarafından korunuyorum)” diye söyleyin.
Herşeyiniz yolunda olsun!
Mutlu Olun!
İşte gerçek aşk
shangai üniversitesinde ki bir öğrenci sevgilisine ilginç bir şekilde sevgisini anlatmak istedi..
ve ne yaptı?
üniversite kampüsündeki odalarda kalan her kız öğrenciye çikolata vererek
akşam saat 20 de kimilerinde ışığını açmasını kimilerindende ışıklarını kapatmasını istedi..
işte ortaya çıkan manzara.. aŞk budur
Sevgi
SEVGİ
Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet
mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş.
Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya
başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş.
Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş
ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış.
Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında,
bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle,
Babacığım,kamyonuna zarar verdiğim
için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş:
“Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve
dönmüş ve hayatına son vermiş…
ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın.
Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda,
önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen
duygular hiçbir zaman onarılamaz;
genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz
hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler insanı sonsuza kadar rahatsız eder.
Harekete geçmeden önce durun ve düşünün.
Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.
Annelerimiz
Mutfakta yaşayan, evde herkesi idare eden ve geceleri baba denen yasal sevgilisiyle sevişen bir tür canlıdır.
İyiliğin, merhametin, acaaip bir şefkatin, sadakatin, sevginin güçlerini birleştirdiği sonsuz bakiredir !!Oğlunun damat-kızının gelin olduğunu görünce,
çocuğu mezun olunca,
çocuğu gol atınca,
çocuğu hasta olunca,
çocuğu askere gidince,
asmalı kabağı seyredince,
dolar yükselince,
velhasıl buna benzer birsürü şeye ağlayabilen,
bu mesajı okurken duygulanıp-gözleri dolabilen,
ağlamaya meyilli bir yapısı olan duygu pınarıdır. Son kiii üç dört,
Uzakta dursa da yakın hissedilen,
canda hep istenen, asla vazgeçilmeyen,
dizinin dibinde olmak istenen,
evlatların varlığını varlığına armağan edebileceği ıslak - kuru ama heeeep duygulu en önemlisi; MUHTEŞEM tek kadın modelidir !!!
Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin
Bir aşk için yapabileceğin herşeyi yaptına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan.için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.
Hani ağzınla kuş tutsan ‘Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?’diye bir soruyla karşılaşabilirsin…
İki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman.
Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.
İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen ‘Ama senin için şunu yaptım ‘derken o,’şunu yapmadın ‘diye cevap verecektir.
Ve ne söylesen karşılığında başka bir iddiayla karşılacaksındır.
Üzülme,sen aşkı yaşanması gibi yaşadın,
özledin,içtin,ağladın,güldün,şarkılar söyledin,düşündün,şiirler yazdın.
‘Peki o ne yaptı’deme
Herkes kendinden sorumludur aşkta
Sen aşkını doya doya yaşarken
O kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yaşıyorsa bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsinki onun için?
Hayatı ıskalam lüksün yok senin.
Onun varsa bırak o lüksü,sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen.
‘Acılara tutunarak’yaşamayı öğreneli çok oldu.
Hem ne olmuş yani,yalnızlık o kadar da kötü bişey değil.
Sen mutluluğu hiçbirzaman tek kişiye bağlamadın ki…
Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.
Kitap okuken de mutlu oluyorsun unuttun mu?
Kentin hiç görmediğin sokalarında gezip yeni yaşantılara tanık olmak keyif verecek sana.
Yine içeceksin rakını balığın yanında.
Üstelik dilediğin kadar ,sarhoş olma özgürlüğünde cabası.
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asil olan yürektir.
Yürek sesi ne bilmeyenler ya da bilipte duymayanlar acıtsada içini unutma;yaşadığın sürece o yürek varolacak seninle birlikte.
Sen yeterki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu.
Elbet bitecek güneşe hasret günler.
Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil,güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini..
Sanal Dünya
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
hiç vaktiniz yok,
‘fast live’, ‘fast food’, ‘fast music’, ‘fast love’…
dikte edilen ‘yükselen değerler’, ‘in’ ler, ‘out’ lar…..buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi…dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar…
size sesleniyorum…
hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten,
ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını? içinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir sevgilinizle?ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi
kaybolan zaman?
doğayı bilgisayarına döşeyenler,neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
koklamak , duymak , dokunmak yok mu yaşam skalanız da?bilgi toplumu oldunuz da ,
duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?hayat ıskalamayı affetmez!
keşkelerle, tühlerle baş başa kalmadan önce…




