internet paylaşımı

Cumhuriyet 19.02.2008

SALI

ORHAN BURSALI

Ne Yapmalı?

İnternette müthiş cafcaflı haberleşme siteleri, ağları, grupları, ulusal ölçekte üst siteler… Herkes birbirine haberleri, ilginç konuları, hazırlanmış powerpoint’leri, olayları, yazıları, görüşleri, blog’ları vb. gönderip duruyor. Bir dizi laf!

Hepsinin derdi, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği. Dinci iktidarın fütursuz ilerleyişi. Dinci siyasal yükseliş. Laikliğin mezarının kazılması vb.

Bir gelecek korkusu, endişe.

Bu durumda, yüz binlerce kişinin en kolay, en hızlı ve en ucuz yol olan internet üzerinden birbiriyle haberleşme-iletişim içinde olması çok doğal. Bu ağlar içinde bulunanlar veya mitinglere katılanlar ise, Türkiyenin düşünce ve bilinç olarak “kaymak” tabakasının üyeleri.

Ancak durum ve olay, bir iletişim ağı içinde olmanın çok ötesinde bir nitelikte. “Sen, ben, bizim oğlan” ı aşacak başka bir durum ve ortamın yaratılması gerek.

Bu ağlar şüphesiz ki genişlemeli, yaygınlaştırılmalı… Fakat, seçimlerde oy kullanan milyonlarca insan söz konusu. Onların davranışlarını, düşüncelerini, tutumlarını etkileyecek, onlara ulaşacak onlarca-yüzlerce yeni yol ve yöntem bulunmalı.

AKP ve bütün diğer dinci kuruluş ve derneklerin sadaka-yardımlaşma ve dayanışma ile, hele bugün iktidar güçlerini de ekleyerek kendi ağlarını genişlettiklerini düşünürseniz!..

****

Türkiye’de yoksulluk dizboyu. İşsizlik de. Okul sorunu, kız çocuklar sorunu… Bütün bunlar politikalar geliştirilecek temalar. Hele hele çalışanların da sendikal sorunları, Tuzla tersanelerinde görüldüğü gibi çalışma koşullarındaki rezaletler, sarı - hükümet sendikacılığı… DİSK, tarihinin en zor koşullarıyla karşı karşıya. Bu yeni durum yepyeni, enerjik, cesur, atılgan politikalar ve eylemler gerektiriyor.

İşsizlik ve yoksulluk, yüz binleri dinciliğe yönlendiriyorsa ve bu sorunları yaratanların kucaklarına itiyorsa , burada çok temel, yaman bir çelişki var!

Üniversiteler, bu defa öğretim üyeleri-bilim insanları ve öğrenciler el ele, bilime, kaliteli öğrenime, özgürlüğe, eleştirel düşünceye daha geniş eylemler dizini halinde sahip çıkmalı. Daha iyi bilim, özgür düşünce, iyi öğrenim-öğretim, dinci bütün baskılara son, YÖK’e ve baskılarına hayır, iktidarın üniversiteleri “inanç özgürlüğünün” yaşandığı yani medreselere dönüştürme eylemlerine karşı duruş… Öğrenci ve bilimci, evrensel üniversite istemeli!

****

Türkiye çoktan dönüşmüştür: Artık laikler, özgürlükçüler, Cumhuriyetçiler, muhaliftir ve “zenci Türkler” dir!

Devlet, iktidarındır!

Gelecek , ne Anayasa Mahkemesi’nin ne de yargının tutumlarına, kararlarına bırakılamaz. Buralarda verilecek hukuki kararlar olumlu olsa bile!

Gelecek, bütün muhaliflerin kendi ellerindedir !

CHP , bu anlamda bir kitle partisi olabilecek ve halkı, muhalefeti örgütleyecek, kitlelere sahip çıkacak ve önderlik edecek bir nitelikten ne yazık ki çok uzaktır!

CHP kendisini hâlâ devlet sanıyor! Baykal ‘ın kendini aşması ve partisini aştırması mümkün mü?

****

Muhalefet, milyonlarca insana sahip çıkmalı. Bütün öğrencilere! Bütün işçilere! Bütün köylülere! Bütün varoşlara! Bütün gençlere!

Burada temel bir açmazı var muhalefetin: Laik, özgürlükçü düşüncenin bireyleri olmak! Normal bir laik Cumhuriyette normal olan da budur. İnsan, ne kadar dayanışmacı olursa olsun, sonuçta bireydir!

Oysa dinciler, düzeni İslamlaştırmak ve laikliği mezara gömmek için çalışanlar, ümmettir ! Cemaatçidir! Dini, bu ümmetçiliğin ve cemaatçiliğin harcı olarak kolayca, binlerce yıllık gelenek, örf ve âdetin mayası olarak kullanıyorlar!

Buna karşı, özgür bireyin, gelecek ve demokratik Cumhuriyeti korumak için yeni bir davranış biçimi geliştirmesi gerekir!

Bu da, “ben” olmaktan çıkmak ve “biz” olmak gibi, kökten bir değişim-dönüşümü gündeme getiriyor.

Bu, gerektiğinde, ofis eşyaları satan ve her yıl Fethullah’ ına 5 milyon trink parayı eğitim amacıyla hediye eden bir cemaatçinin davranışını örnek almak demektir!

Tamamen halkı kazanmaya yönelik, irili ufaklı kaynakların bir ırmağa dönüşmesini sağlayacak, eğitim-yurt-burs projelerinden tutun, daha geniş kesimlerle çeşitli yardımlaşmaları gündeme getirecek, hedeflere odaklı geniş bir dayanışma sisteminin ortaya çıkması gerekir.

Sözün kısası , internet üzerindeki iletişim ­haberleşme ağları da, sanal âlemden gerçek âleme ayak basmalı, zeminde yürümeye başlamalı!

Paylaşın:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • E-mail this story to a friend!
  • StumbleUpon

Did you enjoy this post? Why not leave a comment below and continue the conversation, or subscribe to my feed and get articles like this delivered automatically to your feed reader.

Comments

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın